BEYİN SAĞLIĞI

23/12/2007 · Kategori: saglik

BEYİN SAĞLIĞI İÇİN

Yaşantınızın kontrol ve yönetim merkezidir. Yaptığınız her şey onun kontrolündedir. Nasıl hissettiğinizi, davranışlarınızı, düşüncelerinizi, ne tip bir insan olduğunuzu hep o belirler. Beyniniz. Düşünebileceğiniz beceri ve büyüklükten daha üstün özellikleri vardır. Son yıllarda yapılan PET, SRECT, fMRI ve QEEG ile ilgili bilimsel çalışmalar, beyin yapısı ve çalışması hakkında daha doğru bilgilere sahip olmamızı sağlamıştır. Alkol, madde bağımlılığı, sigara, fazla kahve tüketimi ve gereksiz ilaç kullanımı, beyin kan akımını olumsuz yönde etkilediği bildirilmiştir. Örnegin sigarada bulunan nikotin, beynin dikkat, sabır, yargılama gibi özelliklere sahip frontal (alın) bölgesini uyarmakta ve nikotin kanda olduğu süre içinde dikkati ve sabrı artırmaktadır. Ancak bu arada frontal alana olan kan akımı azalmaktadır. Bu bölgenin ihtiyacı olan oksijen ve şekerin ulaşması önlenmektedir. Sigara içimi bittiğinde uyarı ortadan kalkmakta , sabır, dikkat gibi özellikler zayıflamakta ve asıl önemlisi o bölgenin beslenememesi sonucu yapısı ve çalışma düzeni bozulmaktadır. UCLA’da yapılan bir çalışma, kokain kullananların kullanmayanlara göre beyin kanlanmasında %23 oranında azalma olduğu, sigara kullananlarda ise bu oranın %45 olduğu bildirilmiştir. Esrar kullananlarda bu oran temporal (şakak) bölgesi için %85’dir. Kahvede bulunan kafein ise beyin damarlarının kasılması ve sonuçta büzülmesine yol açarak kan akımını azaltır. Bir fincan kahvenin tabiki bu denli zararı yoktur ama aşırı kahve, çay, kola ve hatta soda tüketimide bu sonuca yolaçabilir. Azı yarar, ortası karar, çoğu zarar sözü bu gıdalar için çok geçerlidir.

Spor ve şeker için tıklayınız

Beyin’e toksik olan bu maddelerden sonra faydalı olan besinlere bakalım. Proteinler, kompleks karbonhidratlar, omega 3 balık yağı, badem, ceviz, zeytinyağı. Kahvaltıda protein alınmalıdır. Yumurta, salam gibi.. Hafif karbonhidratlardan uzak durulmalıdır, şekerli yiyecekler, patates, simit vb.. Gün içinde bir kez multivitamin ve mineral tabletleri alınmalıdır. Yeşillik her sofrada olmalıdır. Balık, özellikle soğuk suda yaşayan büyük balıklar tercih edilmelidir, somon ve ton balığı (çiçek yağı içinde konserve olanlar yerine sade yada zeytinyağlı olanları tercih edin). Bu balıkların hem omega 3 içeriği fazla hemde toksik içeriği en azdır. (Her deniz ürününde toksik içerik az da olsa vardır. Denizlerimizde olan balıkların toksik içeriği soğuk deniz balıklarına göre daha fazladır)

Öğle yemeği menünüzden hafif karbonhidratlı gıdaları ( ekmek, makarna, pirinç, şekerli besinler, patates) çıkartırsanız öğleden sonra zihninizin daha açık, enerjik ve zinde olacağını farkedersiniz. Karbonhidrat ağırlıklı beslenen insanlar daha çok duygularıyla hareket ederler, daha tembel, karar verme yeteneği daha az olurlar.

Düşünce biçiminiz beyninizin çalışmasına, karar verme yeteneğinize, dikkatinize yön verir. Olumsuz, sizi sinirlendiren bir olayı bir an önce unutmaya çalışın. Çünkü, depresyon ve anksiyete zemininin en iyi yaratıcılarıdır. Bir de sorun olan konuyu unutmayıp sürekli beyninizde tekrar ederseniz hastalıklara davetiye çıkarmış olabilirsiniz.

Hiç kimse bir başkasının düşüncelerini okuyamaz. Bu nedenle anlamlı bakışlardan rahatsız olup beyninizi yormayın.

Gelecekle ilgili olumsuz düşünce, olumlu olacakların engelidir. Falcılığı bırakın.

Bir istediğiniz gerçekleşmesse ondan sonrakilerde gerçekleşmeyecek anlamına gelmez. Asla, kesinlikle, herzaman, herkes gibi kesin yargı ve genellemelerden uzak durun.

Suçluluk duygusundan hemen kurtulun. Çünkü yapacağınız iyi şeyleri engeller.

Kötü yönlerinizi bir kağıda yazın ve onları ezberleyin. Sizi etkileyecek düşüncenizden ve davranışınızdan önce hatırlayın ve yapmamaya çalışın.

Okuyun, öğrenin, bilgi açlığını hep hissedin çünkü her öğrenilen yeni bilgi beyindeki multimilyarlarca bağlantıya yeni binler ekleyip çoğalacak ve beyninizin, alternatif yol bulma olasılığı artacağından, bozulmalara karşı direncini güçlendirecektir. Öğrenme beyin kan akımını da artırır. Öğrenen değil öğrenmeyen beyin unutur.

Bir gazetede yurt dışında bir hekim ile ortak yazılar yazan meslektaşımın makalesini okudum. ‘Gereksiz bilgileri beyninizden atın’ diyordu. Bilginin gereksizi olmaz. Önemli olan uygun yerde kullanabilmektir. Bunun içinde sağlıklı beyin gerekir. Beyniniz doğru çalışmıyorsa gerekli bilgi bile size fazla gelebilir.

Beyin vucudunuzu kontrol eder. Kolunuzu kaldırır, yürütür sizi yada ağlatır. Damarlarınızı genişletip kasarak kan basıncınızı (tansiyon) kontrol eder.  Östrojen düzeyini artırır, yaşlanmayı geciktirir. Östrojen düzeyi düşüklüğü beyin aktivitesini azaltır, hafızayı zayıflatır (UCLA yayını). Sonuçta düzenli sex beyin için iyidir. Tüm bunlar duygusallık içinde yaşanan cinsellik için geçerlidir. Erkekler için tatmin olmanın limbik sistem (duygularımızı kontrol eden en eski ve temel beyin bölümü) üzerinde faydası olduğu bilinmektedir. Bu bulgular neden kadınlarda depresyon ve anksiyete bozukluklarının daha sık görüldüğünü açıklar mı?

Rahat beden, açık zihin. Amacımız bu muhteşem ikiliyi elde etmek ve tutmak olmalıdır. Bunun için öncelikle diyaframatik solunumu öğrenmemiz ve sürekli uygulamamız gerekiyor. Dakikada 6 nefes alacağız. 5 saniyede aynı ve yavaş hızda nefes alın ve 5 saniyede aynı ve yavaş hızda verin. Eğitim için yere uzanın, göbeğinizin üzerine kitap koyun ve nefesinizi anlatılan biçimde alıp verin. Kitabın hareketini takip edin. Bu egzesizi günlük hayatınızda her fırsatta uygulayın.Bu şekilde nefes alıp verebilen insanın gergin olması pek mümkün değildir.

Müzik, temporal lobun düzenli çalışmasına yardımcı olur. 12 genç, 3 değişik müzik tipi eşliğinde hafıza oyunu oynarken rap ve rock dinleyenler en zayıf puan, klasik müzik dinleyenler müzik dinlemeyenlere göre daha iyi puan almışlar. Kaliforniya Üniversitesinde yapılan bir başka çalışmada Mozartın 2 piano için sonatını dinleyen kişilerin görsel zeka puanlarının diğer türleri dinleyenlere göre %10 daha fazla arttığı gösterilmiş.

Televizyon izlemek beyni tembelleştirir. Zaten çok TV izlemek tembellerin işidir. (Kısır döngü)

Beyin için spor, bedeni yorgunluk ile birlikte, aynı anda beyni çalıştıran özelliği de olmalıdır. Bu nedenle beyin için ideal spor masa tenisidir. Sürekli dikkatin verilmesi gerektiği ender spor dallarından biridir.

Menapoz ile östrojen-kadınlık hormonu- düzeyi kanda azalır ve buna bağlı yakınmalar ortaya çıkar. Beyniniz ne kadar dirençli ise yakınmalar da okadar az olacaktır. Menapoz tedavisinde ? amaç beden direncini arttırmak olmalıdır. (menapoz doğal bir olay, o nedenle tedavisi de anlamsız) Halen tedavi amaçlı kalsiyum ve D vitaminli ilaçlar yerine yürüyüş ve güneş banyosu yeterlidir. Çünkü almamız gereken kalsiyum miktarı günlük 600 mg düzeyindedir ve günlük besinlerden zaten bu miktar alınıyor. Besinlerle alınan kalsiyumun güneşten sağlanan d vitamini ile etkin hale gelmesi yeterlidir. İlaçlarla alınan ve doğal olmayan kalsiyum damar, göz, kalp, böbrek gibi organlarda birikir ve dokunun çalışmasını bozar. Östrojeni doğal olarak keten tohumundan alabilirsiniz. Taze tohumu öğütün, günde 3 kez 1 tatlı kaşığı yutun. Bir kaç günlük alımı bir işe yaramaz, be nedenle sabırla uzun süre kullanın.

Doğadan ve doğal olandan uzaklaştıkça hastalıklar da artıyor. Basit örneği hayvanlardır. Vücudun çalışma özellikleri açısından insan ve omurgalı hayvanlar arasında bir fark yoktur. Doğal yaşamlarında hayvanlar insanlarda görülen hastalıklara yakalanmazlar. Ancak insanlar tarafından geliştirilen deney ortamına alınıp doğal olandan ayrılırlarsa, insanlar gibi hasta oldukları görülür. Bu nedenle besinleriniz olabildiğince doğal olsun. Örnegin, patates doğada kabuğu ile birlikte çiğ halde bulunur. Kabuğunda sindirimine yarayacak vitaminler ve eser elementler bulunur. Kabuğunu soyup yağda pişirirsek doğal özellikleri kaybolur. Bu nedenle patates olabildiğince az işlenerek yenmelidir. Mümkün ise kabuğunu soymadan, yağ yerine suda pişirerek yiyin. Doğal yenmeyen besin maddeleri "sadece besleyici özelliği kayboluyor" diye düşünmeyin. Vücudun giriş kapısı sindirim sistemi ve akciğerdir. Buralardan vücuda giren her şey önemlidir. Yağlı ve kabuksuz yenen patates sindirimi için gerekli olan maddeleri kaybettiğinden, bunları vücudun diğer bölümlerinden çalar. Bu durum patatesle birlikte diğer doğal olmayan besinlerle süreklilik gösterirse, hastalıklara iyi bir zemin ya da hastalıkların ortaya çıkışı ile sonlanır.

Hipertansiyon-tansiyon yüksekliği nedeni allostazdır.  Doğal tedavisi için günde 2 adet muz yiyin. Muz yiyemiyorsanız potasyumlu diğer gıdalara ağırlık verin ( portakal suyu, patates, avakado, kayısı ve şalgam).

Damar yapısını koruyan en önemli madde C vitaminidir. Damar sertliği, kalp krizi, beyin krizi (felç) ve diğer damar hastalıklarından korunmanın doğal yoludur. Ancak vücuda alındıktan sonraki etki süresi çok kısadır. Bu nedenle olabildiğince sık alınması gerekir. Günde 5-6 kez 1 çay bardaği taze sıkılmış limon suyu içmek  damar tıkanmalarını önler, enfeksiyonlara direnci arttırır. Beyin ve kalp damar hastalarına şiddetle öneririm.

 Öğün aralarında, acıkınca badem, ceviz ve meyve yiyin. Bisküvi vb.. doğal olmayan rafine gıdalardan uzak durun.

Gıdalardan alınan kalsiyum, sanılanın aksine, olduğundan daha fazladır. Önemli olan alınan kalsiyumun vücut tarafından dengeli biçimde kullanılmasını sağlamaktır. Vücudun çalışma dengesi bozulduğunda (allostaz) kalsiyum kullanımı da bozulur. bu nedenle fazla alınan kalsiyum vücutta birikir. Kalsiyumu en iyi dengeleyen madde magnezyumdur. Besinlerle alınan kalsiyum-magnezyum oranının eşit olması, fazla kalsiyum birikimini önleyecektir. Pet şişe sularının sertliğini azaltmak amacıyla içeriğindeki magnezyum oranı azaltılır. Bu hatadır. İçtiğiniz pet suların üzerini kontrol ediniz. Kalsiyum magnezyum değerleri eşit olan (ya da en yakın) suları tercih ediniz. 

Kara üzüm çekirdeğinin beyin ön bölge duyarlılığını azaltmada önemli etkisi vardır. Taze olarak günlük öğüttüğünüz çekirdekleri bir miktar su ile günde 3 kez 1 tatlı kaşığı yutun.

Elimde olsaydı Türkiyedeki 21 yaş altı tüm çocuklara kara üzüm çekirdeği ile omega III dağıtırdım

 

BİRAZ DA TEBESSÜM

18/10/2007 · Kategori: saglik

Dohtur bey
Verdiğin perhize budur gayratım,
Bundan başka uyameyom dohtur bey!
Üç sepet yumurta sabah kahvaltım,
Teker teker sayameyom dohtur bey!

İki leğen pilav bir yayık ayran,
İster yağlı olsun isterse yavan,
Yanına kesiyom beş kilo sovan,
Yeyom yeyom doyameyom dohtur bey!

Üç tencere bamya yerim ben şinci,
Yirmi tas su içip biraz koşinci,
Her yanım sökülür karnım şişinci,
Sağlam göynek giyemeyom dohtur bey!

Şinciye acımdan çoktan ölürdüm,
Sağolsun komşular gönderir dürüm,
Bi guzudan çok yiyemem, var sözüm,
Ayıp olur cayameyom dohtur bey!

Bazı az geliyo beş kasa hurma,
Yedi lahanadan yapıyoz sarma,
Onuda mı yedin diye hiç sorma,
Utanıyom deyemeyom dohtur bey!

Günde iki çuval unum gidiyo,
Avradım her sabah ekmek ediyo,
Bir gazen fasilye gönül ye deyo,
Artırmaya gıyameyom dohtur bey!

Senede gırk dönüm bostan ekerim,
Benden başka kimse yemesin derim,
Gavunu, garpuzu gabuklu yerim,
Aceleden soyameyom dohtur bey!

Bilmem bu işin sonu nereye gider,
Buyumuş gısmetim, buyumuş gader,
Bir günde yediğim işte bu gader,
Daha fazla yiyemeyom dohtur bey

İŞTE BENİM BUGÜNLERDEKİ HALİMMMMMM

16/10/2007 · Kategori: saglik

Güz depresyonunun ilacı güneş ışığı

Sonbahar aylarında artan uyku ihtiyacı, bitkinlik ve depresif ruh haline karşı uzmanlar güneşli havada yürüyüş yapmayı öneriyor


8 Ekim 2007 Pazartesi

Ayşegül Aydoğan Atakan

Bahar aylarında sık sık halsizlik, uyku hali ve depresif ruh hali gibi tipik belirtiler karşımıza çıkar. ''Bahar yorgunluğu'', ''Sonbahar depresyonu'' gibi tanımlamalarla özetlediğimiz bu durum kimilerinin sabah yataktan çıkmasını zorlaştırır, kimilerinin işine konsantre olamamasına neden olur, kimilerinin de eve kapanmasına yol açar.

Yeditepe Üniversitesi pkisiyatristlerinden Yard. Doç. Dr. Berfu Günel Akbaş, sonbahar aylarında özellikle değişen ruh halimizi nasıl canlandırmamız gerektiğiyle ilgili sorularımızı yanıtladı.

Sonbaharda ruhsal durumumuz nasıl etkilenir?
Bütün psikiyatrik rahatsızlıklar mevsim değişikliklerinde tetiklenir. Genelde sonbaharda kötüleşmeler, ilkbaharda da birazcık hareketlenmeler olur. Kimi insanlarda ise tam tersi olur.
Zaten literatürde de ''mevsimsel affectiv bozukluk'' diye bir rahatsızlık tanımı da vardır. Bu hastalık daha çok bipolar bozukluğun bir parçasıdır. Bu da halk arasında manik depresyon dediğimiz hastalığın psikiyatrideki adıdır. Özellikle bu kişilerde sonbaharda kötüleşmeler çok görülür.

Havaların soğuması bu tip değişikliklerde etkili mi?
Bunda havaların soğuması ya da ısı değişikliğinden çok ışık değişimi bizi etkiler. Işık azalınca mutluluk hormonu diye bilinen ve depresyonda önemli rol oynayan ''serotonin''in beyindeki salgılanımı olumsuz etkilenir. O yüzden kuzey ülkelerinde depresyon çok sık görülür ve intihar oranları yüksektir. Işığın azalması psikolojimizi olumsuz yönde etkiler, kişinin kendini kötü hissetmesine yol açar. Biyolojik olarak serotoninin salgılanması daha az olduğu için sonbaharda etkileniyoruz. Zaten bu amaçla, depresyon tedavisinde kullanılan ve ''ışık terapisi'' olarak adlandırılan gün ışığını taklit eden aletler vardır.

Yaz tatilinin bitmesi, bir sonraki yaza kadar tatil yapılamayacağı düşüncesi de kişinin psikolojisini olumsuz etkiler mi?
Tabii havalar soğuyacak, kar yağacak, dışarı çıkamayacağız evlerimize kapanacağız gibi sosyal bir tarafı da var. Sabahları yine erken kalkacağız, yeniden yoğun bir tempo başlayacak, çocuğun okulu vs. derken bütün bunlar da psikolojimizi olumsuz etkiliyor.

Bitkinlik ve depresif ruh haline karşı neler önerirsiniz?
Güneşli havalarda mutlaka yürüyüş yapın. Açık havada yürüyüş yaptığınız sırada bol bol güneşe bakın. Egzersiz de bu dönemde çok faydalı olur. Düzenli egzersiz, yürüyüş yapabilmek çok önemli. Her gün mutlaka dışarıya çıkın. Hobiniz olsun olmasın, kendinizi iyi hissettiğiniz bir aktiviteniz olmalı.

Beslenmemizde nelere dikkat etmeliyiz?
Bu mevsimde ağır karbonhidratlı beslenmek hem metabolizmamıza hem de psikolojimize çok iyi gelmiyor. Ağır yağlı, karbonhidratlı yiyecekler kronik yorgunluk dediğimiz, halsizlik, bitkinlik gibi belirtileri tetikliyor. Buna karbonhidrat tembelliği de diyebiliriz. Çikolata ise içerdiği haz verici maddeler sayesinde keyif verme özelliğine sahip.

BİR AŞK BİTTİ

17/6/2007 · Kategori: saglik

Bu yazıyı  yagmurunpostasi   arkadaşımın

bloğundan aldım..Kendisine çok teşekkür ediyorum..

Kendisi de mavideniz arkadaşımızdan almış..Son

paragraftaki  yazıya da aynen ben de katılıyorum..

Sevgilerle..

 

Bir aşk bitti. 20 yılın üzerinde bir zaman. Acı tatlı gecen günler ve aralıksız devam eden bir beraberlik. Ama bitti. Bunu ben istedim. Ben, bitiriyorum seni. Artık sen yoksun hayatımda. Asla olmayacaksın. Acaba sen benim gerçekten sevgilim miydin, yoksa yıllardır beni kemiren azılı bir düşmanım mı? Biliyorum düşmanımsın. Yıllardır biliyorum bunu. Bense senin her zaman sadık bir dostun, sevgilin olarak kaldım. Seni hiç aldatmadım. Hep sadık kaldım.

Aşkımız lise yıllarında başladı. Arkadaş toplanmalarında. Biraz özenti, biraz merak... Birbirimize öyle çok çabuk alıştık ve bağlandık ki. Birlikteliğimiz kesintisiz bu günlere kadar sürdü. Seni hep bir sevgili olarak düşündüm. Dertlerimi seninle paylaştım. Neşelendiğimde hep sen yanımdaydı. Senin yıllardır bana kötülükten başka bir şey vermeyen bir düşman olduğunu hiç düşünmek istemedim. Ama biliyorum aslında ne kadar hain bir sevgili olduğunu. Her şeyi bildiğim halde sana vefasızlık yapmadım. Bırakmadım seni yıllardır. Ama yeter artık. Bitti. Elveda.

Hoşça kal demiyorum sana. Elveda diyorum. Hoşça kal dersem eğer bir gün tekrar geri geleceğimi düşünür beklersin beni. Hayır. Hayır.. Bekleme bir daha. Elveda hain sigara..

Tarih 01 Mayıs 2007. seninle yollarımız ayrıldı. Artık bana zarar veremeyeceksin. Seni tüm benliğimden silip atacağım. Sigarayı bıraktım. Ohh be yaşamak sensizde güzelmiş. Günler geçtikçe sensizliğe alışacağım. Ve seni hiç düşünmeyeceğim. Kötü kalpli canavar sigara. Eşime, dostuma da söyleyeceğim. Ben sigarayı bıraktım. Elveda Sigara..

ELVEDA SİGARA.. BİR AYI GEÇEN BİR ZAMAN SANIRIM 35 GÜN OLDU.. YAŞASINM SİGARASIZ GÜZEL YENİ BİR HAYAT. HERKESİ SİGARASIZ GÜZEL GÜNLERE DAVET EDİYORUM... KURTULUN ŞU HAİN SEVGİLİDEN..:)

 

Ben sigara kullanmıyorum. Bu yazı http://mavideniz035.blogcu.com/ blog arkadaşımın benim dünya sigarasız günü yazımın altına yaptığı yorumdur. Ben yorumunu çok beğendim sizlerle paylaşmak istedim.

Çok teşekkürler mavi deniz yüreğine sağlık... :))

 


TOPUK DİKENİ

24/3/2007 · Kategori: saglik

MERHABA ARKADAŞLAR

 

Aşağıdaki yazıyı bilmeden bu ağrıyı çekenlerİ aydınlatma amacıyla ekledim.

Ben de uzun yıllardır bu konudan şikayetçiyim.

Topuk yastıkları kullandım, çeşitli ağrı kesiciler içtim. Zaman zaman hafifledi özellikle büyük tadilatlar sırasında çok zorluklar çektirdi bana.

Artık dayanamayıp iğne yaptırmaya karar verdim

doktorumun önerisiyle. Çok şükür bugünlerde çok iyi.

Son kabul günü hazırlıklarımda bayağı faydası oldu.

Bugünlerde ikinci iğneyi olacağım. Umarım tedavi

sonuç verir ve ameliyat olmam gerekmez.

 

Topuğunda şiddetli ağrısı olanlar özellikle gece

ve sabah kalktığında büyük bir acı hissedip topuğuna

basmayanların bilgisine sunulur.

« Önceki |